Boşanmak, bir kaçıştır
Duygusallığın ön planda olduğu, hayatı paylaşmak ve bir ömür boyu mutlu olmak amacıyla yapılan evliliklerde, yaşanan problemlerin çözülmesinin çok da kolay olmadığı görülmektedir.
Gençler, hayal dünyasında kurguladıkları aile hayatının gerçekleriyle yüzleştiklerinde, aşırı duygusal tepkiler vermekte ve bu sorunları çözmeye çalışmak yerine boşanmayı-kaçmayı tercih etmektedirler. Bu nedenle boşanmalar en çok evliliğin ilk beş yılında gerçekleşmektedir.
Evlilik öncesinde herhangi bir problem yaşamadıkları halde evlendikten sonra çiftleri boşanmaya iten nedenleri kısaca şöyle sıralayabiliriz:
* Eşler arası iletişimsizlik ve konuşamamaktan kaynaklanan sorunlar
* Sorumsuzluk, işsizlik, borçlu olma, iflas etme gibi ekonomik sorunlar
* Eşlerin farklı kişilik özelliklerine sahip olmaları ve buna saygılı olmak yerine onu değiştirme çabaları
* Çalışan kadının artan sorumlulukları nedeniyle yaşanan rol çatışması
* Aile içersinde uygulanan fiziksel ve duygusal şiddetin olması
* Eşlerden birinin çocuklara karşı ilgisizliği ve onların eğitimi ile ilgili çatışmaların yaşanması.
Geleneksel geniş aile ilişkilerinde yaşanan çözülme, evlilik sorunlarının çözümünde, aile büyüklerinden yardım alma mekanizmasının da zayıflamasına neden olmaktadır. Eşlerin yaşadıkları problemlerle ilgili olarak, aile sorunlarıyla ilgilenen uzmanlardan destek alma çabalarının da yetersiz olduğu görülmektedir.
Önemli olan, sorunların çözümlenmesi için gösterilen çaba ve izlenen yöntemlerin doğru olmasıdır. Eşlerin, birbirlerinin duygu ve düşüncelerine karşı gösterdikleri saygı ve anlayış ile birbirlerine uyum sağlama çabaları, ilişkilerinin devamında oldukça önemlidir.
Unutmayın! Eşinizle birlikte çözdüğünüz her problem ilişkinizi güçlendirir.
Efkan Yeşildağ'ın Meydan Gazetesi'ndeki yazısı için tıklayınız..
