KAĞIT TÜRK LİRASI ÜSTÜNDEKİ SAYGIN İNSANLAR
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, hepimizin cebinde veya cüzdanın da taşıdığı Türk lirası üzerindeki Atatürk ile beraber resimleri olan kişilerin kim olduğunu bir çoğumuz merak etmeden hayatımızı idame ettirmekteyiz. Sözü uzatmadan söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Para Reformu çerçevesinde; üzerinde “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazan ve 1 Ocak 2009 yılında tedavüle girecek “kâğıt Türk Lirası” banknotlarının ön yüzünde Mustafa Kemal Atatürk portreleri basılmıştır. Bir detayı da hemen belirtelim, kâğıt Türk Lirası üzerinde “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazarken Bozuk/Demir para üzerinde ise “Türkiye Cumhuriyeti” yazar bu konuyu da ileri ki tarihlerde bilgilerinize sunacağım. Evet kâğıt Türk Lirası paraların arka yüzlerinde Türk bilim, sanat, edebiyat ve müzik tarihinin önde gelen isimlerinin portrelerine yer verildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün dışında, Kâğıt Türk Lirası’nın üstündeki saygın Türk Büyükleri’ni kısaca sizlere tanıtmayı önemli bulduğum için bu yazıyı hazırladım.
5 Türk Lirası’nın arka yüzünde yer alan kişi kimdir?
Yıl 1933 günlerden 28 Haziran, yer ise Ankara Atatürk Lisesi, Okula Salih Bozok, Reşit Galip ve Mustafa Kemal Atatürk gelirler. Öğrenciler coşkuyla alkışlamaya başlar. Atatürk ise gençleri selamlayarak okula girer. O gün okulun bitirme sınavları yapılacaktır. Son sınıf öğrencileri tek tek sınıfa alınır ve heyet karşısında sınava tabi tutulur. Atatürk'te sınav komisyonunda yer almak ister. Sınava ilk giren öğrencilerden olan Orhan(Veli) ve Oktay(Rıfat) heyetin ve Atatürk'ün sorularını yanıtlayıp mezun olmaya hak kazanırlar. Hemen sonra Aydın isminde bir öğrenci gelir ve bir saat içeride kalır. Dışarıdaki öğrenciler Aydın'ın bu kadar uzun süre içende kalmasını anlam veremezler. Tarih, coğrafya, yurt bilgisi o kadar çok soru sorulur ki Aydın'a. Onu bizzat Atatürk imtihan eder. Sonunda yanındaki Reşit Galip'e dönerek bu genç fevkalade zeki bir an önce yurtdışına tahsile yollayalım der. Ertesi gün Aydın makama çağrılır ve eline bizzat Atatürk'ün yazdığı gurur mektubu bir zarf içinde verilir. Aydın Atatürk'ün isteğiyle ve devlet bursuyla yurt dışına gönderilir. Amerika'da Harvard'a girer ve bilim tarihi üzerine dünyada ilk doktora yapan kişi unvanını kazanır.
İşte bahsettiğimiz bu Aydın, şu an kullandığımız 5 liranın üzerinde de bulunan Ordinaryüs Profesör Doktor Aydın Sayılı'nın ta kendisidir. Aydın Sayılı 1913 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlkokulu İstanbul’da, orta öğretimini Ankara’da tamamlar. 1942 senesinde Harvard Üniversitesi’nde doktora derecesi alan Aydın Sayılı, dünya bilim tarihi alanında doktora derecesi alan dünyadaki ilk kişidir. Daha sonraki yıl Türkiye’ye dönen Sayılı, Ankara Üniversitesi’nde göreve başlamış ve profesör unvanı almıştır. Aydın Sayılı 1958 yılında ise Ordinaryus Profesör unvanı almıştır. 15 Ekim 1993 tarihinde 79 yaşında iken Ankara’da hayatını kaybetmiştir.
Cahit Arf; 10 Türk Lirası’nın arka yüzünde yer alan Cahit Arf 1910 yılında Selanik’te dünyaya gelmiştir. Balkan Savaşları’nın başlamasıyla ailesi ile İstanbul’a göç etmiş, daha sonra İzmir’e yerleşmişlerdir. Cahit Arf’ın matematiğe olan ilgisi bir öğretmeni sayesinde artmıştır.
Ortaokulda üniversitelilerin çözemediği soruları çözen Arf, öğretmenlerinin dikkatini çekmiş ve bunu ailesine bildirmişlerdir. Aile, Cahit Arf’ı iyi eğitim alması için Fransa’daki St. Louis Lisesi’ne göndermiştir ve Cahit Arf, 3 yıllık liseyi 2 yılda bitirip ülkesine dönmüştür. Uzun yıllar Galatasaray Lisesi (1986-2006 yılları arasında hizmet verdiğim lise.) ve İstanbul Üniversitesi’nde görev yapmıştır. Cahit Arf; “Arf Değişmezi,” “Arf Halkaları” ve “Arf Kapanışları” gibi bazı matematik terimlerini dünyaya kazandırarak, matematiğe yeni bir bakış açısı getirmiştir. 1943’de Profesör 1955’de Ordinaryus Profesör unvanına yükselen Cahit Arf 1997 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.
Mimar Kemaleddin; 20 Türk Lirası’nın arka yüzündeyer alan Ahmed Kemaleddin, bilinen adıyla Mimar Kemaleddin Avrupalılar tarafından 2. Mimar Sinan olarak da bilinmektedir. 1870 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiş, mühendislik fakültesini birincilikle bitirmiş, 1895’de eğitim için Berlin’e gitmiştir.
Mimar Kemaleddin’in bazı önemli eserleri; Kamer Hatun Cami, Çamlıca Kız Lisesi, Gureba Hastanesi ve bunların dışında özellikle İstanbul’da birçok han ve köşk. Ayrıca Mimar Kemaleddin Sultanahmet Camii, Ayasofya Camii gibi birçok önemli eserin de tamiratını üstlenmiştir. En büyük başarılarından birisi de o zamanlar İngiliz yönetiminde olan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın onarımını gerçekleştirmesiydi. 13 Temmuz 1927 tarihinde Ankara’da beyin kanaması geçirerek vefat etmiştir.
Fatma Aliye; 50 Türk Lirası’nın arka yüzünde yer alan Fatma Aliye 9 Ekim 1862 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Eğitim almamasına rağmen abisinin evde aldığı özel dersleri takip ederek kendini geliştiren Fatma Aliye, daha sonra ailesinin rızası ile merak saldığı Fransızcayı öğrenmiştir.
Gazi Osman Paşa’nın yeğeni Faik Bey ile evlenen Fatma Aliye 1889’da Georges Ohnet’in Volonte adlı eserinin çevirisini yapmış, bu çeviri ile ilk kadın çevirmenimiz olarak tarihe geçmiştir. 1892’de Muhadarat adlı romanı ile de, Zafer Hanım’dan sonra 2. roman yazarı kadın olmuştur. Romanlarında ağırlıklı olarak kadın kahramanların öykülerini anlatmış ve kadın haklarını savunmuştur. Bu romanların yanı sıra birçok kitap çevirisi daha yapmış, makaleler ve biyografiler yazmıştır. Tam adıyla Fatma Aliye Topuz 13 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.
Buhurizade Mustafa Itri; 100 Türk Lirası’nın arka yüzünde yer alan Buhurizade Mustafa Itri 1640 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Şair, müzisyen ve aynı zamanda besteci olan Itri, Türk Müziği tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Genellikle Fuzuli, Nefi, nadiren de kendi güftelerini bestelemiştir.
Dönemin padişahları tarafından itibar görmüş ve bu sayede çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Kendisine ait olan 38 sözlü bestenin 10’u tasavvufidir. Bunlar arasından en meşhuru ise Kurban Bayramı boyunca namazlardan sonra okunan teșriktekbiri; Segâh Salât-ı Ümmiye’dir. Ayrıca ney çalıp ve hattatlık da yapan Itri’nin sesi o kadar güzelmiş ki, padişahlar kendisini dinlemek için huzuruna çağırırmış. Şeyhülislam Esad Efendi’nin belirttiğine göre Itri, 1000’den fazla beste yapmış ancak çoğu günümüze ulaşmadan 1711 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.
Yunus Emre; 200 Türk Lirası’nın arka yüzünde yer alan Yunus Emre 1238 veya 1241 yılında (tam olarak bilinmiyor) dünyaya gelmiştir. “Yaratılanı sevdik, Yaratan’dan ötürü” diyerek hoşgörünün önemini vurgulayan Yunus Emre tüm Anadolu’yu gezmiş, yaşamının çoğunu Taptuk Emre ve Hacı Bektaşi Veli’nin yanında geçirmiştir.
Yunus Emre’nin iki büyük eseri vardır. Bunlardan birinin adı Divan’dır ve bu eserde şiirlerini toplamıştır. Diğer eseri nasihatler kitabı anlamına gelen Risalettün Nushiyye’yi ise mesnevi biçiminde yazılmıştır. Halka açık ve anlaşılır bir dille yazıldığı için uzun yıllar okunmuştur. Gezdiği tüm yerlerde halk tarafından oldukça sevildiği, adına yapılmış anıt mezarlardan bilinmekte olup, Anadolu gezilerinde Mevlâna ile de karşılaştığı eserlerindeki sözlerden anlaşılmaktadır. Yunus Emre 1320 yılında vefat etmiştir, fakat mezarının nerede olduğu kesin bilinmemektedir.
Temennim; bütün Türk gençleri bu ve bunların dışındaki önemli kişilerin yaptıkları çalışmaları örnek alıp, daha da büyük işler yaparak dünya insanlığına hizmette bulunurlar!
