Elhamra Kararnamesi
1232 yılında kurulan orta çağ devleti İspanya - Gırnata emirliği en uzun ömürlü son bağımsız İslam devletiydi. Bu dönemde ikiyüzbin kadar Yahudi’nin İspanya'dan Osmanlı'ya geldiği düşünülmektedir. İbranice'de İspanya'nın kelime karşılığı 'Sefarad' olduğu için, bu cemaate Sefarad Yahudileri denmeye başlandı. 2 Ocak 1492’de Müslümanların Endülüs’teki son kalesi olan Gırnata (Granada) şehrinin düşmesinden sadece üç ay sonra Elhamra kararnamesi çıkarıldı. Elhamra Kararnamesi, Kastilya ve Leon Kraliçesi l.Isabel ile Aragon Kralı ll. Ferdinand tarafından 31 Mart 1492'de Elhamra sarayında imzalanarak ilan edilen ve İspanya’da yaşayan Yahudilerin kovulması kararını, gerekçeleriyle birlikte ifade eden belgedir.
Bu kararnameye göre Yahudi olan herkes İspanya'yı terk edecek; yanına altın, para vb. ziynet eşyası almayacaktır. Kararnamenin muhataplarına ülkeyi terk etmek için 31 Temmuz tarihine kadar süre tanınmış ve bu süre sonunda da ülkeyi terk etmeyenlerin idam edileceği belirtilmiştir. Bu tarihten bir yıl sonra yine II. Ferdinand'a ait olan Sicilya (1493'te), beş yıl sonrada Portekiz (1497'de) aynı uygulamayı gerçekleştirecektir.
Elhamra Kararnamesine bakıldığında ferman yalnızca Yahudileri kapsamakta, Müslümanlar (ve eğer o tarihte İspanya'da varlar ise Ortodokslar) anılmamaktadır. Buna karşın, kararname ilan edildikten sonra Yahudiler ile beraber İslam toplumu içinden de İspanya'yı terk edenler olduğu bilinmektedir. Örneğin Türkiye'ye yönelen kesim içerisinde Müslüman Arapların da bulunduğu ve ülkeye ulaştıkları zaman Adana dolaylarına yerleştirildikleri anlatılmaktadır. Yine İstanbul’da bulunan Arap camii İspanya'dan kaçan Müdeccenlere tahsis edilmiştir. Bunun yanında dikkat çekebilecek bir nokta da Portekiz'in 1497'de bütün Müslümanları kovmasıdır. Kaynaklarda, Yahudiler'e tanınan din değiştirme seçeneğinin geçtiğine yönelik bir ifade yoktur. Bununla beraber Portekiz, İspanya'nın Yahudilere uyguladığı politikanın aynısını Müslümanlara uygulamıştır.
Yahudi Soykırımında altı milyon civarında Yahudi, toplama kamplarında katledilir ve birçok cemaat tarihten silinirken; Yahudi olmayan beş milyon kişi de çeşitli sebeplerden ötürü aynı kamplarda can vermiştir. İspanyol Engizisyonu da birçok Yahudi'nin yanı sıra bir o kadar da Müslüman'ı, Katolik'i ve Katoliklik dışına çıkmak isteyen Hristiyan'ı sapkın ilan ederek katletmiştir.
Elhamra Kararnamesi Avrupadaki Müslüman varlığı için de bir dönüm noktasıdır. Çünkü artık bu süreçten sonra Müslümanlara yönelik asimilasyon, baskı ve şiddet ve etnik temizlik uygulamaları artacaktır. Yüz yılı aşkın geçen zor bir süreçten sonra İspanya kralı lll. Filip, 22 Eylül 1609'da yayınladığı 1609 Sürgün Fermanı'yla, Müslümanların Kastilya'yı terk etmelerini emretmiştir. Bunu 1610'daki Sürgün Fermanı izlemiştir. Ülkenin % 4'ünü oluşturan yaklaşık 300,000 kişi ülkeden ayrılacak, İspanya artık resmen Katoliklerin yaşadığı bir ülke haline gelecek ve İslam'ın varlığı Batı Avrupa'dan silinecektir. Bu noktada Elhamra Kararnamesi, İberya'da geçen bir sürecin en son adımlarından yalnızca biri olmakla beraber, aynı zamanda en önemlisidir. Alıntıdır.
