KADININ SOYADI SORUNU ÇÖZÜLÜYOR MU?
Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) taraf olduğu ve bu Sözleşme ile soyadını seçme konusunda bir serbesti bulunduğu halde, evlenen kadının TMK m. 187 hükmü gereğince evlenmekle kocasının soyadını alması bir zorunluluktu ve kadın istese bile sadece kendi soyadını kullanmaya devam edemiyor, her durumda evlenmekle “kimlik” değişimine uğruyordu. Her ne kadar son yıllarda Anayasa m. 90/son fıkra gereğince, dava açan kadınlara mahkemeler sadece kendi soyadını kullanma imkânı tanısa da bu sadece dava açan kadınlar için mümkün olan ve birçok kadının haberdar olmadığı, olsa bile dava etmekten kaçındığı bir durumdu.
Ülkemizde kadınlar soyadlarını koruma konusunda yıllarca mücadele etmiş ve TMK’nun ilgili hükmü daha önce iki kere Anayasa Mahkemesine götürülmüş olsa da, ne Anayasa Mahkemesi ne de yasa koyucu TBMM bu konuya duyarlı bir yaklaşım göstermemiştir. Kimliğini evlenmekle değiştirmek zorunda kalan kadının yaşadığı sorunları, bu sorunları yaşamayan kişilerin de kuşkusuz anlaması çok kolay değildir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi yapılan bireysel başvurularda kadının kocasını alma zorunluluğu bir hak ihlali olarak kabul etti.
Anayasa Mahkemesi, 28.04.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan, 22/2/2023 Tarihli ve E.: 2022/155, K.: 2023/38 Sayılı kararında ise, en sonunda TMK m. 187 hükmünü, oybirliği ile olmasa da oyçokluğu ile iptal etmiştir. İptal edilen hüküm: “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.” şeklindedir.
Alınan bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Bu erteleme aslında kanun koyucuya bir düzenleme yapma şansı tanımak adına getirilmiştir. Aksi halde hüküm iptal edildiği için evlenen kadının soyadı TMK’da hiç düzenlenmeyen bir konu haline gelecektir. Yasa koyucunun bu düzenlemeyi yaparken CEDAW hükümleri ile uyumlu ve kadına seçme özgürlüğü tanıyan bir düzenleme yapması gerekir. Kişileri soyadını değiştirmeye zorlamak yerine, kadının seçimine bırakmak ve isteyen aileye ortak soyadı seçebilme imkânı tanımak yerinde olacaktır. Günümüzde artık soyadı ile “aile birlikteliğinin” sağlandığını iddia etmek 100 yıl öncesinin düşüncesi niteliğini taşır. Bu nedenle isteyen kadın hiç eşinin soyadını almadan, isteyen kadın ise eşinin soyadını alarak veya iki soyadı ile evliliği sürdürebilmelidir.
Bu karar olumlu bir adım olmakla birlikte, TBMM tarafından yapılacak yasal düzenleme belli olmadan kadının soyadı sorunun çözüldüğü söylenemez. Anayasa Mahkemesi önemli bir adım etmiştir, bu adımın karar gerekçeleri de dikkate alınarak yasa koyucu tarafından tamamlanması gerekir.
