NAZENDE SEVGİLİM’İN EN İYİ YORUMCULARINDAN: DEĞERLİ SANATÇI FİGEN GENÇ
FUNDA AKOSMAN
Sevgili Figen Genç, hem medya sektöründen gelme hem kalbi çok güzel, sevgi dolu ve bunu insanlara geçirebiliyor. Çok şahane bir ses, eşsiz bir soprano... Şarkılarıyla bütünleşiyor ve duyguyu dinleyene tamamen aktarıyor. Ve resmen dinlerken şifalanıyorsunuz, hiç abartmıyorum. Hem yaptığımız programda bunu deneyimledim, bana ithafen Nazende Sevgilim şarkısını söylemişti. Çok çok mutlu olmuştum. Dinlerken içinizde yüreğinizde bir şeyler oluşuyor sanki… Sanki iyiliği ve sevgiyi bulaştırıyor gibi… Bu yüzden çok değerli bir sanatçı… Onu tanıdığım için de çok mutluyum. Bu röportajımızda siz de daha iyi tanıyacaksınız.
Sevgili Figen Genç sizi, kariyer yolculuğunuzu sizden dinleyebilir miyiz?
Merhabalar sevgili Funda Akosman, sağ olun bu röportajı teklif ettiğiniz, okurlarınızla buluşturduğunuz için. Gazi Üniversitesi iletişim fakültesi radyo televizyon sinema mezunuyum. Akademinin ilk yılında TRT Ankara Radyosu gençlik korosuna sınavla girdiğimde, müzik kariyerimin temelleri atıldı. Prof Mustafa Apaydın şefimizle, Feruzan Esmergül eşliğinde Soprano olarak altı yıl, sayısız kayıtlar, konserler, tv çekimleri yaptık. Nevit Kodallı onursal başkanımızla, kurucu üyelerinden olduğum Türkiye Polifonik (çok sesli) korolara derneğinde de yıllarca, şarkılar söyledik. Solo albumlerim 1996 Kırmızı Gül, Anadolu türküleri - 1999 Nazende sevgilim, Azerbaycan mahnıları, Rengârenk iki albümde sololarım oldu. Tayfun Taliboğlu üstadımızın şiiri eşliğinde Yaşar Aydın bestesi okudum. Murat Kekilli ile Karacaoğlan’dan düet seslendirdi albümünde. Müzik kariyerim, sevgi kariyerine dönüştü. Çok mutluyum.
Aslında sinema televizyon okuyup hayata başlamışsınız sonradan mı müzik dahil oldu? Müzik aşkı nasıl doğdu?
Müzik aşkı genlerden geliyor; sevgili babam Mehmet Ali Genç sesiyle beni hep ağlatır, soyumuzda âşıklık var Erzurum-Kars. Çocukluk anılarımın en güzeli şarkı söylemekti kız kardeşlerimle. Atatürk Orman Çiftliği Gazi mahallesinde ağaçlarda şarkı söylerdik. Güller, leylaklar, meyve ağaçlar, üzüm salkımlarına sarkarken, dans ederdik bahçeden bahçeye atlarken... Nazmi Arıkan çok sevdiğim, güvendiğim, sanata sanatçıya değer veren kişiliğiyle: Figen sen başka iş yapamazsın, eninde sonunda döner yine şarkı söylersin demişti(iş istemiştim de kendisinden) haklıydı, binlerce öğrenci yetiştirmiş, cumhuriyetin kaç neslini aydınlatmıştı. Okullarında konser verme bahtiyarlığına da erişim, Türkiye’nin enleri ödülü verilirken. Müziğin gücüyle erdemli insanlara ulaştım şifalandım. İçimdeki ses, dünyadaki varlığımın ifadesi. Sanatçının yaşanmadığına yıllandığına inanıyorum.
Çok sevilen albümler yaptınız, Azeri türküleri, Yeşilçam müzikleri de sırada, nasıl yakın hissettiniz kendinizi bunlara, zaten tam bir sanatçı duyarlılığında , yüreği sevgi dolu bir insansınız…
Yeşilçam filmleri ile büyüdük ve hayatımızın rütieli oldu. Barışı, umudu, güveni, sevgiyi aşılayıp iyileştiren bu filmler ruhumuza sindi şarkıları ki, sesimde olduğuna inandığımdan, konserlerle yeniden can verdik. İlki Ankara Gençlik parkında büyük tiyatro sahnesinde gerçekleştik. Tüm Türkiye de birleştirici ortak ve de klasikleşmiş kültürümüzü şarkılarla gök kubbeye duyurmak istiyoruz. Uçuk gibi görünebilir, müzik uçuruyor valla... Azerbaycan mahnılarına da aşığım. Raşhid Beybutov'un plak kaydını ilk dinlediğimde ben fabrikada saatlerce çalışabilirim dedim, öyleki enerjiyi tavan yapan kıymetli eserler Nesimi, Nizami, Nazım Hikmet'i librettolarıyla, Tofik Guliyev, Cihangir Cihangirov, Emin Sabitoğlu, Musa Mirzayev'in besteleri dünya çapındadır ki, ön asya'da ilk konservatuvar da Azerbaycan'daki Üzeyir Hacıbeyov konservatuarıdır. Bize en yakın dil lehçe. Şimdi Ankara Konservatuarında yaşayan efsane besteci İlyas Mirzayev, Nazende Sevgilim albümümde piano suyla eşliği büyük şansım oldu sanat hayatımda
Konserler başladı, uzun süren pandemi sürecinden sonra nasıl değerlendirdiniz süreci? Nasıl etkilendi müzik camiası…
İnsanın insana, insanın muhabbete, insanın müziğe_sanata ihtiyacı olduğunu gösterdi pandemi;en değerlimizin sevdiklerimiz olduğunu. Topraktaki ağaç oldum, ağaçta ki kuş. İnsana özlem, sanatın üretim sürecini perçinledi. Üretmek, paylaşmak mutluluğu arttırır ya, geçen yıl bayramda ziyaret yasaklandı. Osmaniye'de HAYTAP bünyesinde sokak köpeklerine şarkı söyledim. Korktum hepsi üstüme gelince, onlar da can dedim. Ellerinden öpülesi sevgili Yaşar Şenyüz abim haber yaptı, kaçar mı? Halkın desteğiyle, Aşık Veysel Vakfı aracılığıyla çalışamayan, hasta, hassas meslektaşlarımıza. Mahzuni Şerif'in bağlaması da içindeydi, maddi katkı sunduk. Vicdanı acıtan, uygarlığın hep kısır döngüde kaldığı bir süreç gibi geldi bana ya ben firariydım ne yasağı. Adana’da bisikletle gezdim Seyhan nehrinin, çiçeklerle çoğalmaya çalıştım, açlık korkusu ve de ölüm korkusu vurmuşken her hücreye... Toplumun farkındalığı çok geç oldu ağustos böceklerin, sanki onların sanatçıya ihtiyacı yoktu. Sanattan para kazanamıyorsan pazarda limon sat. Sert, ağır, yok edici. İnsanın piramitte ihtiyaçları belirlenirken, barınma, yeme, en sonda sanat gelir derler ya lükstür sanat. Yok öyle değil işte. İnsanın ekmek kadar su kadar hava kadar sanata da ihtiyacı vardır, insanlaşmak, uygarlaşmak için. Korku frekansını inat sevgi frekansıyla insan insanı şifalandırır, doğanın parçası olduğumuzu unutturdular ya gücümüzü.
Şarkı söylerken bambaşka biri oluyorsunuz, siz sopranosunuz ve sanki benim yüreğimde söylediniz içim ferahladı ve mutluluk kapladı, bu sevinci ve sevgiyi bu kadar başarıyla nasıl geçirebiliyorsunuz dinleyicinize?
Dünyada yapılan bir araştırmaya göre dünyada en az gülen ülkeler arasında birinci Afganistan geliyormuş ve sanıyorum üçüncü sırada Türkiye olduğu söylendi bir habere göre. Bu yüzden bizim halkımızın da mutluluğa, umuda ve sevince ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için insanları mutlu edecek şarkılar söylemek ve bol bol konserler vermek istiyorum. Çünkü ben verdiğim konserlerde konser ortamlarında insanların çok mutlu olduklarını, kafalarındaki sorunları attıklarını ve iyileştiklerini görüyorum.
Yeni projeleriniz neler?
Adalet Vezirov, kemançe çalarken bizi ağlatıyorsun dediğimde, Figen hanım "menim özüm ağlıyır" demişti hiç unutmam Funda Hanımcım. Size hissettirdiklerim benim de özümden geliyor ki samimi içten, acıyı bal eyleyen. Mutlu oldum ve gururlandım, sizin gibi astroloji alanında evreni daha yakından tanıyansınız beni de çok iyi hissettiniz, sağolun varolun. Timur Selçuk hocam:"Figen insanın gönül teline hitap et" derdi hiç unutmam altın değerindeki öğretilerini.Şarkı söyleme hali de insanın en güzel saf hali ; tüm ruhsal, gönülsel çıplaklığıyla insan huzurunda... Yazar İbram Erdem sevgili öğretmenim" Figen kırmızı gülü söylerken o kırmızı gülü hissettiriyorsun demişti. Biz yüzyılların gerçek sırlarını sese yansıtıp, evrensel sevgiyle insanların ruhlarını arındırıyoruz. Müzik bir meditasyondur. Çok aşamalı ve zorlu bir süreçtir.Gitarist Fahri Göçer'in eşliğinde dünya klasiklerinden, vokal yaparak tarihteki bestecilerimizin müziklerini hayata taşıyoruz insanlık için.Sanatçının en önemli görevi sevgidir.
En büyük hayaliniz nedir?
Ben 25 yıllık sanatçıyım, ilk albümüm 1996 yılında yayınlandı. Fakat hiç klibim olmadı ne yazık ki. Benim dönemimde klip çok önemliydi ama olmadı. Nazende’ye klip çekmek istiyorum mesela. Klipte bir gelin olsun hayali kuruyorum hatta o gelinliği ben giyeyim istiyorum. Kardeş Şehirler’de de Ankara’yı temsil etmeyi ve müzik kültürümüzü tanıtmayı çok istiyorum.
Nazende Sevgilim şarkısı ile nasıl bütünleştiniz? Çok severim ve şahane söylüyorsunuz, gerçekleştirdiğimiz çekimde bana ithafen söylemenizden Onur duydum sağ olun var olun.
Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Bu şarkının gerçekten öne geçeceğini ve tüm yaş gruplarına yayılacağını inanın ön göremedim. Hedef kitlesinin dar olduğunu düşünmüştüm ama düşündüğüm gibi olmadı. Çok temiz bir çalışma oldu. Benim de duygusal bir zamanımdı. Ama bu şarkıyı her şeyden arınmış bir şekilde okudum. Güneşin batışında hani tam batmaya yakın hüzünlenirseniz ya, onun ışığında bir atmosfer yarattırdım stüdyoda ve o ışıkta seslendirdim Nazende’yi. Ve çok sevildi…
Tango şarkıları söylemek nasıl aklınıza geldi? Teşekkürler.
Tüm konserlerimde muhakkak Tango söylerim. Mustafa Bey, Avrupa’ya gidiyor ve orada hatta Bulgaristan’da sanıyorum, Tango dinliyor ve çok hoşuna gidiyor. Sonra Türkiye’ye geliyor ve Türkçe Tangoların bestelenmesini istiyor. Mustafa Bey, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Ben çok gurur duyuyorum bununla. Gerçekten dünyada evrenselleşmiş ve UNICEF’ın de korumaya aldığı bir alan bu. Hatta neredeyse yok olmaya yüz tutmuş, yeni tango besteleri yapılmıyor.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Beni çok mutlu ettiniz, uzun zamandır röportaj yapmıyordum. Sizin teklif etmeniz beni çok mutlu etti.
Figen Genç kimdir?
1988 yılında TRT Ankara Radyosu Çok Sesli Gençlik Korosu’nda soprano olarak başlayan Figen Genç 1969 yılının yılbaşı gecesinde Ankara’da dünyaya gelmiştir. Aslen aile kökeni Erzurum Horasan’a uzanmaktadır. Sanatçı olunmaz sanatçı doğulur sözünün kendisine çok yakıştığını dile getiren usta sanatçı çok küçük yaşlardan itibaren müzik ile iç içe yetişmiştir. Amcasının bağlama çaldığını, babasının ise sesinin çok güzel olduğunu, 4 kuzeninin ise operada solist olarak yer aldığını aktarmıştır. Ancak ailede bu işi profesyonel olarak yapan tek isimdir.
Sokullu Mehmet Paşa Lisesi ardından Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon, Sinema Bölümünden mezun olmuştur. Akademik eğitimini müzik üzerine yapmış olmasada müziği çok sevdiği için tüm ağırlığını müziğe vermiştir.
Soprano olarak müzikal çalışmalar gerçekleştiren Genç ilk solo albümünü 1996 yılında Kırmızı Gül ismi ile yayınlamıştır. Ardından 1999 yılında “Nazende Sevgilim” albümü ve “Hasan Yükselir” ile “Yunusça Ezgiler” gibi birçok projede yer almıştır.
Türk dünyası müzik topluluğunun ilk solistidir. Uzun seneler Azerbaycan müziğini araştırmış ve yorumlamıştır. Başta Azerbaycan mahnı, estrada ve operası olmak üzere Türk Cumhuriyetlerinin hemen hepsinin müzik ve poetyasını araştırmış ve bu yönde çalışmalar yapmıştır. “Cumhuriyet Tangoları”, “Yeşilçam Film Müzikleri”, “Kadın Şarkıları” gibi daha birçok konser projesi yürütmekte olan Figen Genç sanat hayatına Ankara’da devam etmektedir.
